Sınıf yönetimi, öğretmenin sınıfta öğrenme için gerekli düzeni sağlamak üzere, etkili bir ortam oluşturmak amacıyla yaptığı uygulamalar ve izlediği stratejilerin tümüdür. Sınıfın fiziksel ortamının düzenlenmesi ve sınıf alanının kullanılma şekli sınıf yönetimini etkiler. Sınıf düzeninin sürekliliğini sağlamak isteyen öğretmen, gerekli yapıları ve kuralları dikkatlice tanımlamalı ve bunları öğrencilere öğretmelidir. İstendik öğrenci davranışlarının oluşturulmasında ve devamlılığında pekiştireçlerin önemi unutulmamalıdır.
| |
Etkili Sınıf Yönetimi
İçin Öneriler |
 |
Anlamlı iletişim kurun, nasihat verir gibi konuşmayın |
 |
Öğretime öğrencilerin başarılı olabilecekleri konularla başlayın. |
 |
Güvenli ve esprili bir görüntü verin. |
 |
Vereceğiniz derse iyi hazırlanın. |
 |
Öğrencilerden beklentinizin yüksek olduğunu belli edin. |
 |
Yönetim ve sınıf kontrolü konusunda sinirlenmeyin. |
 |
Öğrencilere yanlışları konusunda nasihat etmeyin. |
 |
Alaycı davranmayın |
 |
Uzun anlatımlar yapmayın |
 |
Sabırlı olun. |
|
|
| |
|
Öğrenciler akademik çalışmalarda sorumluluk üstlendiğinde sınıf yönetimi kolaylaşır. Sınıfı etkili şekilde yönetmek üzere, öğretim yılı başlamadan önce hazırlıklar yapılması, öğretim yılı boyunca düzenin devamlılığını sağlamak için önlemler alınması önemlidir.
İyi bir sınıf düzeninde öğrenciler, kabul edilebilir sınırlar çerçevesinde, ortamda gerçekleştirilen sınıf içi etkileşimlerde planlanan uygulama programını izlerler. Düzen kurallara katı şekilde uyulması ve öğrencinin pasif olması anlamına gelmez. Sınıf düzeninde öğretmenin temel yönetim görevi, davranış düzensizliklerini cezalandırmak ya da tek tek öğrencilerin katılımlarını artırmak değil, sınıf için çalışır bir sistem oluşturup bunun sürekliliğini sağlamaktır (Doyle. 1986). "Öğretmenler bazen sınıf düzenini bozan öğrencileri yöneticilere bildirme eğilimindedirler. Bu durum, öğretmenin yetersizliğinin bir sonucudur. Zaten yöneticiler de bu tip öğretmenlerle ilgili olumlu duygular taşımazlar" (Robertson. 1996.S.175). Sınıfta düzeni sağlamak öğretmenin sorumluluğudur.
Öğretmen, zaman zaman sınıf içinde uygunsuz davranışlarla karşı karşıya gelebilir. Uygunsuz davranışlar, kabul edilebilir sosyal davranış normlarına uymayan hareketlerdir. Bunlar, sınıfta bulunan diğer öğrenciler üzerinde fiziksel ya da psikolojik zararlar yaratır. Bazı durumlarda bu davranışlar öğretim programının uygulanmasını kesintiye uğratan grupça uygunsuz davranışlara da dönüşebilir. İster yalnızca bir öğrencinin dersi dinlememe, etkinliklere katılmama, başka bir şeyle uğraşma gibi bireysel uygunsuz davranışı olsun ister bir grup öğrencinin grupça yaptığı uygunsuz davranış olsun, bunlar dersin hedeflerinin gerçekleşmesini engelleyen istenmeyen davranışlardır. Bu tür davranışları gösterenler, daha çok düşük akademik başarısı olan, psikolojik bazı sorunlar yaşayan, genellikle alt sosyoekonomik düzey ve düzensiz bir aile disiplininden gelen çocuklar olmaktadır.
Uygunsuz davranışın nedenleri aşağıdaki gibi şematize edilebilir:
Davranışın Etkileyicileri
|
 |
Öğretim programı
ve okulla ilgili olumsuz etmenler |
Ev, akran çevresi ve sosyal çevredeki olumsuz etmenler |
Uyum ve kişilikle ilgili olumsuz etmenler |
- Zayıf öğretim - Zayıf sınıf iletişimi - Öğretmenin ceza vermesi-
- Zayıf öğrenci - öğretmen ilişkisi
- Öğretmenin başarısızlık korkusu
- Olumsuz öğretmen tutumları
- Öğretmenin öğrenciyi olumsuz etiketlemesi
- Öğretmen - öğrenci danışmasının yetersizliği
- Uygunsuz öğretim program
|
- Hoş olmayan ev ortamı
- Ailede sosyal destek olmaması
- Olumsuz akran grubu etkisi
- Çocuk istismarı
- Ana babanın başarısızlık beklentisi
- Ana babanın olumsuz tutumu
- Ana babanın olumsuz etiketlemesi
- Evde duygusal destek olmayışı
- Akran grubunun tutumlarını uygulamaya koyması
|
- Duygusal bozukluk
- Öğretmene yönelik olumsuz tutum
- Olgun olmama
- Zayıf uyum
- Zayıf benlik Yetersizlik
- Okula yönelik olumsuz tutum
- Çalışmanın önemli olduğunun farkına varamama
|

Uygunsuz Davranış |
(Kaynak: Çöle ve Chan. 1994. s. 306.)
Sınıfta sorun yaratan dört tür uygunsuz davranış vardır. Bunlar;
- Davranış bozukluğu: Hırçınlık, uyumsuzluk vb. hareketlerdir. Bu gruptaki öğrenciler çoğunlukla otoriteye uymaz. Zaman zaman saldırgan olabilirler.
- Uyum sorunları: Yeni ya da farklı durumlara ayak uydurmada güçlük çekmedir. Farklı gruplardan gelme ya da kötü koşullarda yaşayan ailelerin çocukları bu gruplarda yer alabilir.
- Olgun olmama: Sosyal ve bilişsel yeniliklere uyum sağla-yamama halidir. Bu gruptaki öğrencilerin dikkatleri zayıftır ve okul çalışmalarına ilgileri azdır.
- Duygusal bozukluklar: Etkilere olumlu ve kabul edilebilir tepki verememe halidir. Bu gruptaki öğrenciler kızgın ve sinirlidir. Hiç beklenmedik durumlarda stresli, saldırgan ya da korkaktırlar (Weiner 1982).
İyi bir sınıf yönetimi; öğretmenin iletişim becerilerinin, planlama ve organizasyon becerilerinin, açıklama ve gösterimdeki yeterliliğinin, güdüleme ve pekiştirme becerilerinin niteliği ile doğru orantılıdır. Bu ilişki, Şekil 4'teki gibi şematize edilebilir.

Şekil:4
Kaynak: Çöle ve Chan, 1994. s. 311
Çok sayıda araştırma, öğrenci davranışlarının iyileştirilmesi, çalışmaların daha başarılı olması için öğretmenlere övgü ve ödül kullanmalarını önermektedir. Öğrencilerde olumsuz tutumlar oluşturan, öğretmenleri ile ilişkilerini zedeleyen ceza olgusuna kıyasla övgü ve ödülün daha olumlu olduğu görülmüştür. Araştırmalar, cezanın yalnızca yanlış davranışı durdurmada etkili olduğunu, olumlu davranış geliştirmede etkili olmadığını, bunun yanısıra öğrenciler üzerinde olumsuz etkiler yarattığını vurgulamaktadır (Kaunin. 1970; Gözütok. 1993b.).
Övgü ve ödül, hemen her düzeydeki öğrencinin davranışlarını değiştirmede öğretmenler tarafından kullanılır. Kaynaklar, başarı düzeyini yükseltmek isteyen öğretmenlere övgü ve ödül kullanmalarını önermektedir (VValberg. 1986). Ancak, övgünün uygun biçimde verilmemesi bazı tehlikeler yaratır. Övgüyü yerinde ve uygun kullanan öğretmenler öğrencinin yaşını, durumunu, övgünün dozunu ayarlarken özenlidirler ve övgüyü beden hareketleri ile destekleyerek öğrenciye sunarlar. Öğrencilerin yaşları büyüdükçe, sınıf içinde yapılan övgü, öğrencinin akranları ile arasının açılmasına neden ol (Robertson, 1996. s. 176).
Ödül kullanan öğretmen çok dikkatli olmalı, bir süre sonra etkileşimlerin bir alış verişe dönüşmesine engel olacak önlemleri almalıdır. Ödül olarak somut nesneleri değil, övgü niteliğindeki pekiştireçleri kullanmalıdır.
Etkili öğretmenler, pekiştirme ve ceza amacıyla göz kontrolü kullanırlar. Öğrenciler uygun davranışlar sergilediğinde "onaylama ile bakarlar", uygunsuz davrandıklarında ise "onaylamama bakışı" kullanırlar. Bakışların abartılı olmayan baş ve yüz hareketleri ile desteklenmesi yarar sağlar.
Etkili bir sınıf yönetiminin ön koşulu; alanda yeterlilik, üst düzey öğretim becerileri ve sınıf yönetimi becerileridir. Bu yeterliklere sahip öğretmenler sınıflarında disiplin sorunları yaşanmamaktadır (Gözütok, 1993a.).